ABD Güneş Enerjisi Yatırımını 5 Yılda 10’a Katlayacak


Warning: Creating default object from empty value in /home/solanerg/public_html/components/com_k2/models/item.php on line 596

 

Frost & Sullivan uzmanlarına göre rekabetçi fiyatlar, ABD’de güneş enerjisini geleneksel enerjinin gölgesinde kalmaktan kurtarıyor. Öngörüye göre ABD’de güneş enerjisine yapılan yatırımların 2016 yılında 20.44 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Bu kapsamda Frost & Sullivan, alternatif enerji kaynakları arasında Türkiye için de büyük bir öneme sahip olan güneş enerjisini ABD’de yaşanan son gelişmeler kapsamında mercek altına alıyor. ABD’de büyük ölçekli fotovoltaik (PV) ve güneş enerjisini yoğunlaştıran tesislerin (CSP) hayata geçirilmesinin önümüzdeki on yıl boyunca ciddi ivme kazanacağını belirtiyorlar. Analistler, yüksek güneş ışımasının bulunmasının yanı sıra hükümetlerin yenilenebilir enerji teknolojilerinin uygulamaya geçirilmesi yolunda süregelen baskısının güneş enerjisi projelerine duyulan talebi kamçıladığını ifade ediyorlar. 

Elektrik üretiminde güneş enerjisi geleneksel yöntemlerle rekabet ettikçe, ABD’de büyük ölçekli güneş enerjisi santrallerinin potansiyel pazarı da büyüyor. Nitekim Frost & Sullivan’ın bu alanda gerçekleştirdiği yeni araştırma, 2011 yılında 1.91 milyar dolar yatırım yapılan güneş enerji sektörünün, 2016 yılında yatırım miktarını 20.44 milyar dolara çıkacağını öngörüyor.  
ABD’de sayıları giderek artan PV güneş enerjisi tesisleri 1,855 megavata (MW) ulaşarak büyük ölçekli segmentte yüzde 32.2’ye çıkmış bulunuyor. Düşük güneş enerjisi modülü fiyatları, Kaliforniya’daki Blythe güneş enerjisi projesi gibi büyük ölçekli uygulamaların geliştiricilerinin fotovoltaik teknolojileri güneş enerjisi yoğunlaştıran tesislere (CSP) tercih etmelerine yol açıyor. 2011 yılında Amerika’da yeni CSP tesisi kurulmadığı halde toplam 1.4 milyar vat değerinde projelerin inşaat faaliyetlerinin sürdüğüne, CSP segmentindeki bu projelerin olasılıkla pazardaki genel büyümeyi hızlandıracağı öngörülüyor.

Güneş enerjisi tesislerini hızlandıran faktörün, elektrik tedariki firmalarının elektrik üretimlerindeki belirli bir payın yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilmesini zorunlu kılan yenilenebilir portföy standartları (RPS) olduğu belirtiliyor. Özellikle birkaç eyalet, RPS’nin bir bölümünün güneş enerjisi kaynaklarından oluşmasını zorunlu kılıyor. Bu yaklaşım daha yüksek bir uygulamaya yol açmasına rağmen, güneş enerjisi PV modüllerinin ortalama satış fiyatları azalmaya devam ettiği için, yatırım rakamları daha fazla artmıyor.

Bununla birlikte, geliştirmeciler için yatırım indirimi yerine geçen nakit tahsisatlarının 1 Mart 2013 tarihinden sonraki durumunda belirsizlikler gibi proje finansmanındaki kısıtlamalar yatırımcıları sınırlandırmıyor. Çoğu güneş enerjisi projesi geliştiren firmanın, kullanılabilen yatırım indirimlerinin tamamını etkin bir şekilde alabilmelerine yetecek kadar büyük vergi yükümlülükleri olmadığı için, finansman için vergi adaleti ortaklarına dayanmak zorunda kalıyorlar.

Last modified on Friday, 19 July 2013 09:44